GENCFAN

gncfn hortlayabilen site............
 
AnasayfaPortalSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Türk´ün kaderini değiştiren kahramanlık

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Görkem
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 768
Yaş : 24
Nerden : Lüleburgaz
Kayıt tarihi : 01/04/08

MesajKonu: Türk´ün kaderini değiştiren kahramanlık   Cuma Nis. 18 2008, 16:11

Türk´ün kaderini değiştiren kahramanlık BİRİNCİ Dünya Savaşı içinde özel bir yeri olan, Türk milletinin kaderini değiştiren kahramanlık destanı Çanakkale Deniz Zaferi´nin 92. yıl dönümü yarın kutlanacak.


--------------------------------------------------------------------------------


Yenilmez sayılan devletlerin mağlubiyetiyle sonuçlanan zafer, Türk denizcisi ve topçusunun kabiliyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Mağrur armada, bir daha dönmemek üzere bataryaların yoğun ateşi altında Çanakkale Boğazı'nı terk etti.

ANKARA (A.A) - 16.03.2007 - Eşref Fahri - Birinci Dünya Savaşı içinde özel bir yeri olan, Türk milletinin kaderini değiştiren kahramanlık destanı Çanakkale Deniz Zaferi'nin 92. yıl dönümü, 18 Mart Pazar günü kutlanacak.İngiliz ve Fransız ortak donanmasına karşı savaşılan bu cephede yaşanan savaşlar, denizden ve karadan olmak üzere yaklaşık bir yıl sürdü. Müttefik donanması, 2. dünya Savaşı'na kadar dünyanın gördüğü en büyük ve modern donanmaydı.Yenilmez sayılan devletlerin mağlubiyetiyle sonuçlanan zafer, Türk denizcisi ve topçusunun kabiliyetini bir kez daha gözler önüne sermişti.19. yüzyılın başından itibaren batılı devletlerin Osmanlı'nın Rumeli topraklarını istedikleri şekilde şekillendirme yönünde farklı planları vardı. Fransız ihtilalinin ardından Balkanları saran milliyetçilik, hürriyet, eşitlik fikirleri ayaklanmalara neden olurken, Osmanlı Devleti de bu süreçte stratejik değeri çok yüksek bir çok kentini kaybetti. Üç kıtaya hükmeden Osmanlı, Anadolu'ya sıkışırken, dünya da en sarsıntılı dönemlerinden birine doğru adım adım ilerliyordu. Ve 1914'te 1. Dünya Savaşı patlak verdi...

Savaş sırasında iki gemi; Goben ve Breslau, İngiliz gemilerinin takibinden kurtularak, Çanakkale Boğazı'ndan içeri girdi. Osmanlı Devleti bu aşamada tarafsızdı. Daha sonra bu gemilere Yavuz ve Midilli isimleri verilerek Osmanlı sancağı çekildi. Gönderinde Osmanlı sancağıyla şeklen Osmanlılaştırılan iki geminin gerçekleştirdiği Sivastopol ve Navorosisk bombardımanları ise Osmanlı'yı savaşın içine soktu.

Çanakkale cephesi, 1. Dünya Savaşı'nın Osmanlı'yı vuran en acı, bir o kadar da en gurur verici olaylarının yaşandığı kahramanlıklara sahne oldu.
''TÜRK DESTANI: ÇANAKKALE''

İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaşı'na devam azim ve iradesini kırmak ve müttefikleri Rusya'yı Boğazlar üzerinden takviye etmek üzere, ''Yenilmez Armada'' olarak nitelenen güçlü donanmaları ile Çanakkale Boğazı'ndan geçerek İstanbul'a ulaşmayı hedefliyordu. Bu hedef, gerçek bir Türk destanı olan ve şanlı Türk tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Deniz Zaferi'ne neden olacak olayların başlangıcı oldu.İtilaf Devletlerinin yaratmış olduğu tehdidi karşılamak için sınırlı imkanlar göz önünde bulundurularak, boğaz tahkimatının donanma bataryaları ile takviye edilmesi VE buradaki kritik alanların mayınlanması planlandı. Donanma gemilerinin de daha geride mevkilendirilmesiyle ikinci bir savunma hattı oluşturuldu.

-TARİHİ KARAR, ERENKÖY MAYINLANIYOR...''-

Müttefik donanmanın yapmış olduğu taarruz hazırlıkları karşısında, Türk donanması da savunma etkinliğini artıracak son imkanlarını seferber etti. Selanik mayın gemisi, 1915 yılının Mart ayı başında elde kalmış son 26 mayını büyük zorluklarla İstanbul'dan Çanakkale'ye getirerek, buradaki 360 tonluk Nusret gemisine nakletti.Deniz harp tarihinin gurur abidesi olan Tophaneli Yüzbaşı Hakkı Bey komutasındaki Nusret mayın gemisi de 7-8 Mart 1915 gecesi büyük bir gizlilik içerisinde Erenköy önlerindeki Karanlık Limanı'na intikal ederek, 26 mayını yüzer metre aralıklarla 11'inci hat olarak, daha önce tesis edilen diğer 10 hattan farklı şekilde, sahile paralel olarak döktü. Müttefik Donanmanın, bu bölgede kıyı bataryalarının yoğun ateşine maruz kalarak ilerleme hızının azalacağı, geri dönüş veya taktik manevralar için daha geniş bir deniz sahası olan Erenköy Koyu'na yönelebilecekleri hesaplanmıştı.
-MÜTTEFİK DONANMASI, ÇANAKKALE'Yİ ZORLUYOR-
100 gemi ve yaklaşık 250 ağır topa sahip olan müttefik donanması, üç hat şeklinde teşkilatlandırılmış olarak 18 Mart 1915 sabahı saat 10.00'dan itibaren Boğazı zorlamaya başladı. Donanma gemilerinin önünde kontrol ve temizlik taraması yapan MKT gemileri ve onları emniyete alan 2 kruvazör mevkilendirildi.Müttefik Donanma, bataryaların ateşine rağmen Çanakkale'ye 14 bin yard mesafeye kadar yaklaştı, ancak bu andan itibaren deniz top bataryalarının son derece yoğun, etkili ve caydırıcı atışları başladı. İngiliz ve Fransız gemilerinin almış oldukları isabetler, onları çeşitli sakınma ve dönüş manevraları yapmaya zorladı ve gemiler Boğaz'ın coğrafi özelliklerini göz önüne alarak, manevra yapılacak tek alan olan ve nispeten daha geniş deniz sahasını kapsayan Erenköy önlerindeki Karanlık Limanı'na sancak tarafından dönüş yapmaya başladılar.Ancak, bölgede Nusret'in gizli bir şekilde dökmüş olduğu ve hiçbir şekilde hesaba katılmayan 26 mayın, müttefik donanmanın İstanbul'u ele geçirme düşlerine kesin bir nokta koydu. Kendisinden emin ve mağrur Armada, saat 19.00'dan itibaren bir daha dönmemek üzere bataryaların yoğun ateşi altında Boğaz'ı terk etti.18 Mart 1915 günü, İngiliz Donanmasına ait Irresistible ve Ocean zırhlıları ile Fransız Donanmasına ait Bouvet zırhlısı battı. Müttefik donanmaya ait Gaulois, Suffren ve Inflexible zırhlıları ağır hasar aldı. Bir çok zırhlı da kıyı bataryalarının ateşi nedeniyle çeşitli yaralar aldı.Nusret mayın gemisi tarafından dökülen mayınlara çarparak büyük maddi kayba uğrayan müttefik donanması, ağır yenilginin yanı sıra ülkelerinde küçümsenemeyecek bir prestij kaybına uğradı. Çanakkale Boğazı'nı denizden geçemeyen İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915 tarihinden 20 Ocak 1916 tarihine kadar sürecek olan Gelibolu üzerinden bir amfibi harekat ve ardından bir kara harekatı ile harbin hedefini ele geçirmeye çalıştı.
-ÇANAKKALE SAVAŞLARININ ASKERİ DEHASI MUSTAFA KEMAL-
Müttefiklerin Çanakkale'deki kara harekatında da tarihin kaydettiği en büyük ve en kanlı savunma savaşlarından biri verildi.Bu savaşlar, Mustafa Kemal gibi bir askeri dehanın Türk ve dünya kamuoyu tarafından tanınması açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Çanakkale Savaşları'nın en önemli noktalarında hep Mustafa Kemal vardı. 25 Nisan 1915'e kadar Bigalı köyünde yedek kuvvet olarak tümeniyle birlikte bekleyen Mustafa Kemal, Arıburnu taarruzu başlar başlamaz, kendi inisiyatifiyle emir beklemeden, Arıburnu'na yetişerek taarruza geçti. Düşmanı, Kocaçimentepe'de durdurarak, yarımadanın tahliyesine kadar düşmanın ilerlemek için yaptığı bütün taarruzları ve şiddetli hücumları engelledi. Mustafa Kemal'ın ''Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum'' dediği bu savaşlarda, Mehmetçik öldürmek ve ölmek için düşmana atıldı. 6-7 Ağustos 1915'te Türk askerini Anafartalar'dan çevirmek isteyen düşman ordusu da bu bölgenin grup komutanlığına atanan Mustafa Kemal'in 10 Ağustos günü giriştiği karşı taarruz sonucunda eriyip gitti. Bu savaş sırasında göğsünden bir şarapnel parçası ile yaralanan Mustafa Kemal'i, kalbi üzerindeki saati mutlak bir ölümden kurtardı.Bu savaşların ardından 17 Ağustosta Kireçtepe Zaferini 21 Ağustosta da 2. Anafartalar Zaferini kazanan Mustafa Kemal, düşmanı büyük hezimete uğratarak, Çanakkale Savaşlarının kaderini belirledi.
-DENİZALTI HAREKATI-
İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'nin Marmara Denizi'nden Çanakkale Cephesi'ni takviyesini engellemek amacıyla denizaltı harekatı da planladı.Müttefikler, bu amaçla çok sayıda denizaltıyı gizli yollardan Marmara

Denizi'ne nakletti. Osmanlı Donanması, gerek Boğaz'ın dar geçitlerinde mevkilendirdiği ağ ve mayın maniaları gerekse Marmara Denizi'ndeki su üstü gemileri ile İtilaf Devletleri'nin denizaltı harekatını önemli ölçüde sekteye uğrattı. Denizaltı Savunma Harbi Harekatı kapsamında, 1. Dünya Savaşı sonunda Marmara ve Çanakkale Boğazı'nda toplam 7 İngiliz, 1 Avustralya ve 5 Fransız olmak üzere toplam 13 denizaltı batırıldı.
-MÜSTECİP ONBAŞI'NIN BAŞARISI-
Boğaz'a 30 Nisan 1915 günü girmeyi başaran Avustralya'ya ait AE-2 denizaltısını top ve torpido taarruzları ile etkisiz hale getiren Sultanhisar torpidobotu, İngiltere'ye ait Goliath zırhlısını 13 Mayıs 1915 gecesi batıran Muavenet-i Milliye muhribi ile Fransa'ya ait Turquoise denizaltısının periskobunu, 30 Ekim 1915 günü vurarak ele geçirilmesini sağlayan kıyı bataryalarında görevli Müstecip Onbaşı'nın başarı ve kahramanlıkları, moral ve motivasyon açısından olumlu etkilerde bulundu. Ancak, bu mücadele esnasında Barbaros Hayreddin zırhlısı ve Yarhisar torpidobotu, İngiliz E-11 denizaltısı tarafından batırıldı.Çanakkale Cephesi'nde istediği sonuçları alamayan İtilaf Devletleri, savaşı başka cephelerden devam ettirme kararı aldı. Düşman, 9 Ocak 1916'da aldığı ağır yenilgiyle Türk topraklarından geri çekilmek zorunda kaldı.Çanakkale Deniz Zaferi, Türkiye'nin geleceği için bir dönüm noktası olurken, Çanakkale'nin geçilmezliğini tüm dünyaya ilan etti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Türk´ün kaderini değiştiren kahramanlık
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» carmeni ölümsüzleştiren çingene kızı gerçek kişimiydi ?(alıntıdır)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GENCFAN :: Kültür sanat :: Türk Tarihi..-
Buraya geçin: