GENCFAN

gncfn hortlayabilen site............
 
AnasayfaPortalSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 tarihimizi onlara borçluyuz..

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Görkem
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 768
Yaş : 24
Nerden : Lüleburgaz
Kayıt tarihi : 01/04/08

MesajKonu: tarihimizi onlara borçluyuz..   Cuma Nis. 18 2008, 16:21

Şehitler Haftası (14-20 Nisan)

Şehit vatan, millet, Allah yolunda yaşamını feda eden insanlara denir. Müslümanlar şehitliğin Hz.Peygamber’e (s.a.v.) en yakın, yüce bir mertebe olduğunu bilirler. Bu inançladır ki; ana, babalar evlatlarını vatan hizmetine yolcu ederken “HAYDİ OĞLUM, HAYDİ GİT. YA GAZİ OL, YA ŞEHİT” derler.

Dünyamızı bir mucize portakal gibi görerek, dilim- dilim yutmaktan başka bir şey düşünmeyen emperyalistlerin buna aklı ermez. Ermediği için, metrekareye üç bin mermi yağdırdıkları Çanakkale Cephesinden, arkalarına bakmadan kaçıp gitmişlerdir. Ermediği için, Osmanlı’nın tabutundan bir Kurtuluş Savaşı mucizesinin nasıl olup da doğduğunu kavrayamamışlardır. Şayet kavrayabilmiş olsalardı,şimdilerde bile Sevr özlemiyle yanıp tutuşmazlardı.

Emperyalistler, cephe dönüşü “şehit olamadım” diye, hıçkıra hıçkıra ağlayan Kahraman Gazilerimizi de anlayamazlar. Onların bilip, anladıkları tek şey materyalizmdir. Para,para,para… Vatan, millet kavramları bunların konusu değildir. Gelsin petrol, gelsin doğalgaz, gelsin bor, gelsin throna… İnsanlığın çektiği ızdırap umurlarında bile değildir.

Yüreğimiz yanıyor!

Vatanımızın semaları yirmi yıldan beri “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez” diye inim- inim inliyor. Bölücü terör örgütü ve onun değişik bir türevi olan Hizbullah, otuz binden fazla canımıza kıydı. Devletimizi, milletimizi 150 milyar Dolardan fazla ziyana soktu. Bizim yüreğimiz yanıyorken, sözde insan hakları savunucusu bazı kuruluşlar, halkımızla adeta alay ediyor. Safsatalarla gündemimizi işgal edip, hafızamızı köreltmeye çalışıyorlar.

Şehitlik ve Gazilik mukaddes kavramlardır.

Milletimiz Şehitleriyle doğar, Gazileriyle yaşar. Vatanımızın gerçek sahipleri onlardır. Bunu sözde bırakmamak gerekir. Şehitlerimizin Ailelerini ve Gazilerimizi baş tacı yapmalıyız. Acılarını, sorunlarını hep birlikte paylaşmalı; haklarını hep birlikte savunmalıyız. Şuan imkanı olan arakdaşarımız var ise forumdan şehitliklere gidip orda babasının mezarı başında nnesiylr dua eden mezar taşını silen bir küçük yavrumuza bir küçük hediye vermek zor olmasa gerek. Vatanseverlik budur milliyetçilik budur bence

Dinimizde Şehitlik konusu çok net, çok açıktır.

buyuruyor. (Bakara Suresi, 154) (Al-i İmran Suresi, 169)



Yüce Allah (mealen); “Şehitler için öldü demeyin.Onlar diridirler”
Ebedi Başkomutanımız ATATÜRK’e 13 Eylül 1921’de kazandığımız Sakarya Zaferinin ardından, 19 Eylül günü TBMM. Tarafından Gazilik unvanı ve Mareşallik rütbesi verilmiştir. Cumhuriyetimizin iki Mareşali vardır; ATATÜRK ve Fevzi ÇAKMAK. Ancak, ATATÜRK Mareşallik rütbesini ön plana çıkarmazdı. İmzasını genellikle “Gazi” unvanıyla atardı.

Tüm Şehitlerimizi ve sonsuzluğa göç etmiş Kahraman Gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.


Bir şehit kızının babasına mektubu


Sevgili Babacığım,

Yıllar yıllar geçiyor, her şey değişiyor, her şeyden öncede ben değişiyorum. Değişmeyen tek şey değişimin kendisiymiş ya… Ama benim hayatımda hiç değişmeyen ve asla değişmeyecek olan tek ve en acı gerçek; SENİN KAYBIN.

Yoksun baba; yanımda, tenimde, saçımın telinde yoksun. Kalbimde, ruhumda, beynimde olsan da yaşamımın hiçbir anında, hiçbir üzüntümde, hiçbir mutluluğumda, hiçbir sevincimde, hiçbir hayal kırıklığımda sen yoksun. Varlığın, bedenin yok. Elbette ki her şey maddesel olarak var olmak değil, ama ben seni hiç tanımadım ki!
Gülüşünü, konuşmanı, sesinin tonunu, kahkahanı hiç görmedim, duymadım ki! Hep düşünüyorum yanımda olsaydın ağzından "yavrum, kızım" sözcükleri nasıl çıkardı? Bu duygu dolu sözler benim yüreğimi nasıl ısıtırdı? İnsanların nefret ettiği sözcükler olur mu? Benim var: BABA.

Çünkü ben bu sözcüğü "hiçbir zaman" doya doya, dolu dolu söyleyemedim. Bunu duyacak, gözlerinin içi gülecek ve beni çok büyük bir sevgiyle kucaklayacak bir babam olmadı hiç!

Evet tüm bunlar benim üzüntülerim, yokluklarım. Ama tüm bu büyük acının yanında bana en büyük onuru, şerefi yaşattın: BEN BİR ŞEHİT KIZIYIM.

Bugün ölümünün tam 10.yılı. Şu anda yanında, sevgi dolu kucağında olamasam da tam baş ucundayım . O soğuk mezar taşının tozunu ellerimden ateş çıkarcasına yıkıyorum babacığım. Gittin baba, gittin. Ben daha üç yaşındayken, seni sevmeye, tanımaya başlarken… Ben karısını, minicik bebeğini vatanı için bir yana bırakan, canını vatanına feda eden, cesur, yiğit, yüreği vatan sevgisiyle dopdolu gencecik bir üsteğmenin kızıyım. Ağlamamalıyım.

Senin ak saçlı bir dede olduğun günleri hiçbir zaman göremeyeceğim; ama sen benim anılarımda, hatıralarımda hep o yakışıklı, gururlu, cesur ve gepgenç üsteğmen olarak kalacaksın. Bu, çok onur verici baba!

Bir tek kez seni görüp seninle tanışma ve konuşma şansına sahip olsaydım sana sadece teşekkür etmek isterdim. Annemi ve beni senden yoksun bıraktın; ama bana da, Çocuklarıma da, torunlarına da inanılmaz bir gurur yaşatan ve yaşatacak olan "ŞEHİTLİK" ünvanını kazandırdın. Teşekkür ederim babacığım, teşekkür ederim…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
tarihimizi onlara borçluyuz..
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GENCFAN :: Kültür sanat :: Türk Tarihi..-
Buraya geçin: